Yeni Sayfa 1

Müftülüğün Anketi ?

Yaz Kuran Kurslarını; "Kur'an eğitiminde yeterli buluyormusunuz?
 

Online Misafirler...

Şu anda 15 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 340060
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8
Slideshow Image 9
Slideshow Image 10
Mustafa BİLGİÇ (Makaleler)
Yazdır e-Posta

MÜSLÜMAN İMAJI

İmaj, herhangi bir şeyin ya da düşüncenin zihinde oluşturduğu yansıma, şekil ve görüntü akla gelir.

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de "Müslüman imajı" konusunda ciddi sıkıntılar ve çelişkiler yaşanmaktadır. Şüphesiz bunda, bilgi eksikliği ve ön yargıların rolü büyüktür.

Tarihi kaynakların bildirdiğine göre, İslâm'ı anlatmaya başlamadan önce Hz. Peygamber'e "Muhammedü'l -Emîn =Güvenilir Muhammed" deniliyordu.

Ama peygamberlik gelince, iş birden değişti.Çünkü İslâm'ın getirdiği adâlet anlayışı, bir takım kişi ve çevrelerin toplumsal statütüsünü bozmaktaydı. Bu yüzden, birden sırt çevirip O'nun hakkında kötü imajlar oluşturma yolunu seçtiler. O kadar ileri gittiler ki, kimi sihirbaz, kimi de deli yakıştırması yaptı.

Kötü imaj oluşmasında, Müslüman olmayan kişi ve çevrelerin rolü şüphesiz büyüktür. Fakat bir kısım Müslümanların da buna sebebiyet verdiklerini unutmamak gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) müslümanı şöyle tarif ediyor:

“Müslüman; herkesin, kendisinin elinden, dilinden, diğer uzuvlarından zarar görmediği, emin olduğu kişidir.

Demek ki; Müslüman demek, güvenilen kişi demektir. Önce güvenilen kişi , önce şahsiyet sahibi sonra meslek sahibi.Güvenilen şahsiyet sahibi bir kişi olmadan; salt mücerret bir meslek sahibi olmak hiçbir şey ifade etmez. Bunun için bilgi, hikmet, ihlas Yaratan’dan ötürü yaratılanları hoş görme çok önemlidir.

Devamını oku...
 
Yazdır e-Posta

ALLAH İLE ALDATMAK NE DEMEKTİR?

Eğer insanlık; Allah ile aldatma günahından vazgeçmez ise her şeyi ama her şeyi istismar etmeye, geçmişten bu yana bize gelen bu değerlerin içini boşaltmaya devam edecektir.

ALLAH İLE ALDATMAK NE DEMEKTİR?

Aldatmak, göründüğünden farklı olmak, farklı bir intiba doğurarak muhatabını yanıltmak ve bu yolla duyguları istismar etmek, sömürmek ve bundan menfaat temin etmektir.

Aldatmak fiilini insan nasıl yapar? Yalan söyleyerek, ikiyüzlü davranarak ve samimiyetsiz bir şekilde… Peygamber efendimizin (sav) “ Bizi aldatan bizden değildir” diyerek aldatmanın her türlüsüne karşı çıkmıştır.İster ticari olsun ister beşeri ilişkilerde olsun bütün ilişkilerde aldatmak haramdır.
Aldatmak; aldatan kişi açısından bir kişilik bozukluğudur. Topluma, güvensizlik gibi atom bombasından daha zararlı bir virüsü ekmektir. Güvensiz insan; güvensiz toplum, güvensiz toplum; güvensiz dünya oluşturur. Aldatmanın en çirkini, en tehlikelisi ise Allah ile aldatmaktır.

Ecdadımız dua ederken hep “Bel’amların şerrinden muhafaza eyle Ya Rabbi” diye dua ederdi. Bel’am kim? diyeceksiniz : Allah ile aldatmanın başta gidenidir. Kur’anda “Bel’am”; saray mollası, zalimlerin savunuculuğunu yapan, gücü elinde bulunanlara yalakalık yapan, yaltaklanan, kötü din adamı karakterini temsil eder. Bunlar gücü elinde bulunanlara yaranmak için halkı, gücü elinde bulunanlara itaate çağırır. Bunlar meşruiyetlerini dinden alırlar. Nasıl mı yaparlar ? “ Ulu’l Emr” ayetini yanlış yorumlayarak…

İşte bu kötü tavır Allah ile aldatmak değil de nedir?

Devamını oku...
 
Yazdır e-Posta

NASIL BİR MÜSLÜMANLIK?

Din fani ile baki arasındaki ilişkiyi ifade eder. Dolayısıyla bu ilişkiyi tanımlamak dünyanın en zor işi olmakla beraber dünyanın en anlamlı, en doyumlu ve en coşkulu işidir ve din her zaman Hz. Ademden bu yana insanlığın gündeminden düşmemiş her zaman varola gelmiştir. Bugün dünyayı gezin hukuksuz, edebiyatsız, duvarsız şehirler göreceksiniz. Fakat mabetsiz şehirler göremezsiniz. Onun için din her zaman insanoğlunun gündeminde varola gelmiştir. Burada asıl sorulması gereken hangi din? Allah’ın dini mi? Yoksa Allah’ın dinine karşı insanların uydurduğu veya yozlaştırdığı din mi? Bir dinin Allah’ın dini mi ,yoksa insanların yozlaştırdığı özünden kopardığı veya uydurduğu bir din mi olduğunu nasıl fark ederiz? Bunun ölçüsü var mı? Kur’an’ın ve Hz. Peygamberin bütüncül olarak emir ve talimatlarına ve tarihsel süreç içerisindeki peygamberlerin mücadelelerine baktığımız zaman şunu görürüz : Yeryüzünde şerrin ortadan kaldırılması ve bununla mücadeleye yol açmayan din adı ne olursa olsun ister ılımlı İslam, ister tarikat, ister cemaat deyin. Neticede bu din olsa olsa Allah’ın dinine karşı insanların uydurduğu bir beşer dinidir. Çünkü İslam zulmü ortadan kaldırmak tevhit ve İnsan hakları ağacını dikmek ve onu her türlü kötülüklerden zulümden insanları korumak ve kollamak için gelmiştir. Bu iki gerçeği koruyamaz iseniz insanın yaşam kalitesini artıramazsınız. Yaşam kalitesi bedenen değil zihnen ruhen insan geliştirmekle olur.

Ama nasıl? Dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak ile olur. Buda tevhit ağacını dikmek yeryüzünde bütün kötülükleri, zulmü ortadan kaldırmak, insan haklarını tesis etmek ile olur.

EMRİ BİL MARUF NEHYİ ANİL MÜNKER İLE İBADETLER ARSINDAKİ İLİŞKİ

Devamını oku...