Yeni Sayfa 1

Müftülüğün Anketi ?

Yaz Kuran Kurslarını; "Kur'an eğitiminde yeterli buluyormusunuz?
 

Online Misafirler...

Şu anda 8 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 400414
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8
Slideshow Image 9
Slideshow Image 10
Yazdır e-Posta

HZ. PEYGAMBER VE MERHAMET EĞİTİMİ

Merhamet, insani ortak bir değerdir. Bütün iyiliklerin kaynağıdır. Onun kaynağı Allah’tır. Onun olmadığı ya da zayıfladığı ortamlarda bütün kötülükler boy atar, gelişir. Merhametsiz gönüller, şiddetin, öfkenin, şahsi menfaatin, nefsanî arzuların esiri haline gelir.

Bütün iyilikler ve iyi hasletler merhamet toprağında gelişir, meyve verir.

MERHAMETİN KAYNAĞI ALLAH’TIR

Allah’ın  “Rahman ve Rahim” isimleri besmele ayetiyle Kur’anda 114 kere tekrar etmektedir. Bu Allah’ın rahmetinin enginliğini, genişliğini ve kapsayıcılığını gösterir. Ayrıca Rahman ismi 45; Rahim ismi 34 kere ma’rife/belirli, 61 kere olarak Kur’an’da zikredilmiştir. Ayrıca Rahim anlamında Raûf ismi 6 kere zikredilmiştir. Rahman ve Rahim isimleri Rahmetten doğan iki isimdir. Rahmet, merhamet ve şefkat anlamınadır.

إِنَّ رَحْمَتِي غَلَبَتْ غَضَبِي

Peygamber(s.) Efendimiz :”Allah varlıkları yarattığı gün Arşının üstündeki kitabına” Şüphesiz Rahmetim, gazabıma galip geldi” buyurmuştur.(Buhari 10/466)

Yine buharideki bir hadiste Peygamberimiz(s.) :” Cennet ile Cehennem münakaşa ettiler. Cehennem: Benim payıma kibirlenenler, böbürlenenler, zorbalar düşmüştür deyip övündü. Cennet de benim payıma da, insanların zayıfları, güçsüzleri, düşkünleri gelmiştir deyip üzüldü. Cenabı Allah Cennete dedi ki:”Sen benim Rahmetim/merhametimsin, Kullarımdan dilediğime seninle Rahmet ederim.” Cehenneme de dedi ki: “ Sen benim gazabımsın. Kullarımdan dilediğime seninle azap ederim. Cennet ve cehennemden her birini dolduracak kadar payı ayrılmıştır. Cehennem dolmayacak ve ayette belirtildiği gibi “Daha yok mu” diyecektir Allah (ayağını ) üzerine bastıracak ve: “yeter! Yeter! Diyecektir. Bunun üzerine cehennemin bir kısmı diğer kısmını katlayıp içine alacak ve küçülecektir; zira Allah kullarından hiç birine asla zulmetmez. Cennete gelince Allah onun boş kalan yerleri için başka varlıklar yaratacak ve onu dolduracaktır.( Buhari 15/87)

Bu hadisler bize, Allah’ın merhametinin çokluğunu ve sınırsızlığını, Merhametli olmanın kazandırdıklarını ve merhamet konusunda kendimizi ve aile fertlerimizi eğitmemiz gerektiğini anlatmaktadır.

RASULÜLLAH ÇOK MERHAMETLİDİR VE ŞEFKATLİDİR

لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (128)

“Şüphesiz size kendi içinizden büyük bir peygamber geldi. Sizin sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir. O size karşı çok hırslıdır. Müminlere çok şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe 9/128)

Ayet bize, Peygamberimizin bize olan şefkat ve merhametini, sevgisini ve içine düştüğümüz sıkıntıların acısını çektiğini anlatmakta ve merhamet konusunda bizi eğitmektedir.

RAHMETLE İLGİLİ HADİSLER

ALLAH RAHMETİ YÜZ CÜZDÜR.

إِنَّ لِلَّهِ مِائَةَ رَحْمَةٍ أَنْزَلَ مِنْهَا رَحْمَةً وَاحِدَةً بَيْنَ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ وَالْبَهَائِمِ وَالْهَوَامِّ فَبِهَا يَتَعَاطَفُونَ وَبِهَا يَتَرَاحَمُونَ وَبِهَا تَعْطِفُ الْوَحْشُ عَلَى وَلَدِهَا وَأَخَّرَ اللَّهُ تِسْعًا وَتِسْعِينَ رَحْمَةً يَرْحَمُ بِهَا عِبَادَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Peygamber efendimiz buyurdu ki: Allah’ın yüz cüz rahmeti vardır. Onlardan bir cüzünü yeryüzüne indirmiş ve cinler, insanlar, hayvanlar ve küçük canlılar arasında paylaştırmıştır. Bu sebepten birbirlerine şefkat ve merhamet beslerler; bundan dolayı yabani hayvanlar yavrularına sevgi ve şefkatle yaklaşırlar. Allah kalan doksan dokuz rahmetini de Ahirete tehir etmiştir. Kıyamet günü kullarına merhameti gereği muamele edecektir.( Müslim13/311)

Peygamberimiz, Allah’ın rahmetinin enginliğini, bütün yaratılmışları kapsadığını, sevgi, şefkat ve merhametin karşılıklı olması gerektiğini bize öğretmekte ve eğitmektedir.

TİCARETTE MUSÂMAHÂ, KAZÂDA ADALET MERHAMETTİR.

رَحِمَ اللَّهُ رَجُلًا سَمْحًا إِذَا بَاعَ وَإِذَا اشْتَرَى وَإِذَا اقْتَضَى

Efendimiz: “Allah, ticaretinde ve bir hüküm verdiğinde, hoşgörülü (anlayışlı ve merhametli) olan insana Allah merhamet eder, buyurdu.”(Buhari 7/240)

Peygamberimiz, alışverişte, insani ilişkilerde ve mahkemelerde de adaletle iş yapılması gerektiğini, haksız karar ın merhametsizlik olduğunu belirtip merhamet eğitimi vermektedir.

MERHAMETSİZLİK CENNETTEN MAHRUM EDER.

لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعُ رَحِمٍ

Allah Rasulü: “Yakın akrabalarıyla bağını koparan merhametsiz kişi cennete giremez, buyurdu.” (Müslim 12/409)

Bu hadislerinde Peygamberimizin verdiği mesaj, akrabaları ile bağlarını koparanlar merhametsizdirler. Merhametsizlik sonuçta cennetten mahrum olmayı doğurur. Müslüman merhametten yana tavır koymalıdır.

MERHAMET FEDAKÂRLIK GEREKTİRİR

مَنْ مَلَكَ ذَا رَحِمٍ مَحْرَمٍ فَهُوَ حُرٌّ

Allah Rasulü: “ Her kim mahremi olan yakınına malik, o hürdür.” (Ebu Davut 10/456)

Bu hadis, mahrem akrabalar arasında yakın ilişki bulunduğunu, bunun önemli bir hak ve görev yüklediğini, bu hakkın büyüklüğü bir kişinin kölelikten kurtarılması ile ölçülse daha büyük geleceğini bildirip bize merhamet eğitimi vermektedir.

ALLAH’IN RAHMETİ SINIRSIZDIR.

أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ قَالَ

قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي صَلَاةٍ وَقُمْنَا مَعَهُ فَقَالَ أَعْرَابِيٌّ وَهُوَ فِي الصَّلَاةِ اللَّهُمَّ ارْحَمْنِي وَمُحَمَّدًا وَلَا تَرْحَمْ مَعَنَا أَحَدًا فَلَمَّا سَلَّمَ

النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ لِلْأَعْرَابِيِّ لَقَدْ حَجَّرْتَ وَاسِعًا يُرِيدُ رَحْمَةَ اللَّهِ

Ebu Hureyre der ki: “Rasulüllah efendimiz namaza kalktı biz de onunla kalktık. Bizimle birlikte namaza duran bir a’râbî namazda, Allah’ım bana ve Muhammed’e merhamet et! Bizim dışımızda hiç kimseye merhamet etme, dedi. Rasulüllah efendimiz selam verip namazı bitirince. A’râbî’ye, şüphesiz sen Allah’ın sınırsız rahmetini kısıtladın, dedi.” (  Buhari 18/425) Sonra bu zat çok geçmeden Mescidin bir köşesine idrarını yapmaya kalktı. Onu gören Mescid’deki insanlar, koşup engel olmaya çalıştılar. Rasulüllah efendimiz onların adama müdahale etmelerine mani oldu ve “siz kolaylaştırıcı bir topluluk olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı olarak değil. Adam işini bitirdikten sonra kirlettiği yere bir kova su dökerek temizleyin, buyurdu.”(Ebu Davud 1/462)

Rasulüllah'ın, saygısız ve görgüsüz bir bedeviyi savunması, koruması ve ashabı sakinleştirmesi ve eğitmesi metot açısından çok önemlidir.

MERHAMET PAYLAŞMAKTIR

تَرَى الْمُؤْمِنِينَ فِي تَرَاحُمِهِمْ وَتَوَادِّهِمْ وَتَعَاطُفِهِمْ كَمَثَلِ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى عُضْوًا تَدَاعَى لَهُ سَائِرُ جَسَدِهِ بِالسَّهَرِ وَالْحُمَّى

Allah Rasulü: “ Müminlerin birbirine karşılıklı sevgi, şefkat ve merhametle muamelede bir tek beden gibi olduklarını görürsün. Bedenin bir uzvu rahatsız olduğunda, diğer organları uykusuz kalarak ve ateşlenerek onun acısını paylaşırlar.” (Buhari 18/425)

Müslümanlar merhamet eğitiminde birbirlerine bir bedenin uzuvları gibi davranmalıdır. Bu Hadis,  merhamet eğitimine çok önemli bir örnektir.

مَنْ لَا يَرْحَمُ لَا يُرْحَمُ

Merhamet etmeyen kişi, merhamete layık olmaz

Hadiste Peygamberimiz merhamet eğitimi konusunda önemli bir kıstas ortaya koymuştur.

MERHAMET BEKLEYEN MERHAMETLİ OLMALIDIR.

Akra’ bin Hâbis Peygamber efendimiz torunu Hasan’ı öperken gördü de, benim on tane oğlum var,  içlerinden hiç birini öpmedim dedi. Efendimiz ona: Şüphesiz, Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz.”(Buhari 18/425;  Müslim 11/455)

Peygamberimizin merhamet konusundaki eğitimine bir örnektir.

GÖZYAŞI MERHAMET SAĞANAĞIDIR.

هَذِهِ رَحْمَةٌ جَعَلَهَا اللَّهُ فِي قُلُوبِ عِبَادِهِ وَإِنَّمَا يَرْحَمُ اللَّهُ مِنْ عِبَادِهِ الرُّحَمَاءَ

Peygamberimizin azatlısı Zeyd’in oğlu Usame der ki, Ben Peygamberin (s.a.v.) yanındaydım. Rasulüllah’ın yanında Sa’d bin Ubâde ve Übey bin Ka’b da vardı. Peygamberimizin kızlarından biri, kız çocuğunun hastalandığını söyleyip, “ zannımızca kızım ölmek üzere, Rasulüllah efendimiz hemen yanımıza gelsin” diye haber gönderdi. Rasulüllah efendimiz gelen ulak ile kızına selam söyleyip “Şüphesiz aldığı da verdiği de Allah’ındır. O’nun katında her şeyin belli bir eceli vardır. Ecir ve sevabını isteyip sabretsin, diye haber gönderdi; kendisi gitmedi. Peygamberimizin kızı tekrar haber gönderip mutlaka gelmesini istedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber hemen kalktı, biz de kalkıp onunla birlikte eve vardık. Çocuk ağırlaşmış olduğu halde Hz. Peygamberin kucağına verildi. Peygamberimizin gözlerinden yaşlar boşandı. Ey Allah’ın elçisi, bu gözünden akan yaşlar da nedir, diye sordu. Rasulüllah: “Bu Allah’ın kullarından dilediklerinin kalplerine yerleştirdiği rahmet ve merhamettir. Allah kullarından ancak merhametli olanlara rahmet eder, buyurdu.” (Buhari 17/395)

Hadis, merhamet eğitimine örnek bir tablodur.

 

İNSANLARA MERHAMET ETMEYENE ALLAH MERHAMET ETMEZ.

مَنْ لَا يَرْحَمْ النَّاسَ لَا يَرْحَمْهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ

Allah rasulü: Kim insanlara merhamet etmezse, Allah ona merhamet etmez. Buyurdu.” (Müslim 11/456)

Peygamberimiz merhametiyle şiddet ve inadı eritmiş, taş gibi katı kalpleri yumuşatıp hamur haline getirmiştir. Merhamet eğitimindeki başarısı O’nun peygamberliğinin delili sayılır.

14.04.2011

Hasan ERSÖZ