Yeni Sayfa 1

Müftülüğün Anketi ?

Yaz Kur'an Kursları Hakkındaki Düşünceniz Nedir?
 

Online Misafirler...

Şu anda 8 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 100363
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8
Slideshow Image 9
Slideshow Image 10

HAYIRLARIMIZI MALLARIMIZIN EN İYİSİNDEN YAPMALIYIZ

İnançlı bir müslümanın en önemli hedefi Allah rızasını kazanmak,  en kutsal ve masum isteği Yüce Yaratıcının sevgisine mazhar olmaktır. Her işin bir yolu ve yöntemi olduğu gibi, bu yücelerden yüce hedefe ulaşmanın yolu ise, en çok sevdiği malından, en çok sevdiği Allah için feda edebilmektir.

Yüce Allah (c.c.): “Ey İnananlar! Allah rızası için, en çok sevdiğiniz mallarınızdan infak ve tasadduk etmedikçe, istediğiniz iyilik hedefine ve çok arzuladığınız Allah rızasını kazanma ufkuna asla ulaşamazsınız. Malınızdan ne infak ederseniz şüphesiz Allah(c.c.) onu bilir.”[1]

En çok sevdiğimizi, O’nun uğrunda feda edersek, O’nu en çok sevdiğimizi ispat etmiş oluruz. Konumuzu saadet asrından bir misalle aydınlatmaya çalışalım.

Enes Bin Malik der ki: Ensâr’dan Ebu Talha, Medine halkının hurma bahçeleri en çok alanıydı. Onun en çok sevdiği, beğendiği bahçesi ise Beyruhâ adlı bahçeydi. Bu bahçenin kıblesi tarafında Mescid-i Nebî vardı. Çok güzel hurmaları ve içinde çok tatlı suyu vardı. Allah Rasulü(s.a.v.) bazen bu bahçeye girer, temiz ve tatlı suyundan içerdi.

Yukarıda anlamını verdiğimiz Âl-i İmran Suresinin 92. Âyeti nazil olunca Sevgili Peygamberimiz(s.a.v.) ashabına bu ayeti haber verdi ve onlara okudu. Ayeti duyan Ebu Talha çok etkilenmişti. Hemen ayağa kalktı; Peygamber Efendimize(s.a.v.) hitaben:

-Ey Allah’ın peygamberi!  Allah Teâlâ, “Sevdiğiniz mallarınızdan infak etmedikçe gerçekten iyiliğe ulaşamazsınız” buyuruyor. Mallarım içinde benim en  çok sevdiğim Beyruhâ’dır.  Bundan böyle o Allah rızası için sadakadır. O bahçenin hayrını ve Allah yanında sevabını görmeyi umuyorum. Ya Rasulellah o bahçemi, Allah’ın(c.c.) senden istediği yerde kullan” dedi.

Peygamber Aleyhisselam: “Bu çok fazla!  ve çok kıymetli bir bağış! Bu gerçekten çok büyük sevaplar kazandıracak bir mal… Ey Ebu Talha! Dediğini işittim. Ben onu, akrabalarına tasadduk etmeni daha uygun görüyorum” dedi.

Ebu Talha: “Tamam Ya Rasulellah! Beyruhâ’yı onlara bağışlıyorum” dedi ve o hurmalığı akrabaları ve amcası oğullarının arasında taksim etti.[2]

Hadisin râvî'si Enes(r.) der ki: “Ebu Talha bu bahçeden, Ensâr’ın şairi Hassân bin Sâbit’e (r.) ve Übeyy bin Ka’b’a hisse verdi. Ben kendisine daha yakın olduğum halde bana o bahçeden bana hisse vermedi” demiştir.[3]

Bu ayetle amel edenlerden biri de, Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’dır. Bezzâr’ın rivayet ettiğine göre Abdullah bin Ömer şöyle demiştir: “Bu ayeti okuyunca çok etkilendim. Bir şeyler yapmak istedim. En çok neyi sevdiğimi düşündüm.  En çok, Rum asıllı cariyem Mercâne’yi sevdiğimi gördüm. O Allah rızası için hürdür, dedim ve onu azat ettim. Eğer Allah rızası için yaptığım bir işten geri dönüyor konumunda olmasaydım, onunla evlenirdim” demiştir.[4]

Evet, en çok sevilen Allah için, çok sevilen maldan, ihtiyaç sahiplerine gönül hoşnutluğuyla verilmelidir ki, Allah’ın yüce ve kutsal sevgisinin atmosferine girelim. O’nun sevgisini soluklayalım; onun sevgisiyle beslenip, O’nun sevgisinden gıda alalım.

09.06.2010

Hasan ERSÖZ

 


[1] Âl-i İmrân Suresi 3/92

[2] İbni Hacer, Feth’ul-Bârî 12/413

[3] Age,12/414

[4] Age 12/414