|
|
|
İHTİYACINI ALLAH'TAN İSTEME Peygamberimizin amcası Abbas’ın oğlu Abdullah(r.) der ki: “ Bir gün, Rasulüllah(s.) Efendimiz beni bineğinin arkasına bindirmişti. Yolculuk sırasında Peygamber(s.) bana şöyle öğütte bulundu: - Evladım! (Abdullah) sana, önemli birkaç konuyu öğreteyim. Allah’ın(c.) hukukuna önem ver; emirlerini yapmak ve yasakladıklarından sakınmak konusunda, O’nun koyduğu kurallara, saygılı ol uy ve uygula. Buna mukabil Allah(c) da seni dünyada musibet ve afetlerden; ahirette de her türlü azaplardan ve kötü sonlardan korusun. - Evet, sen rahat zamanlarında Allah’ın hakkını gözet, rızasını ara ki, sıkıntıya düştüğün ve yardımına muhtaç olduğunda O’nu, yöneldiğin tarafta; hemen önünde ve yanında bulasın. Allah da seni dünya ve ukbâ (ahiret) dertlerinden kurtarsın. - (Evladım) İhtiyacın olan bir şeyi istediğinde sadece Allah’tan iste, çünkü senin istediğini vermeye sadece O muktedirdir. -İbadetlerini yerine getirmede başarılı olmak; dünya ve ahirete yönelik ihtiyaçlarının tam olarak karşılanması için yardım isteyeceksen, sadece Allah’tan iste. Zira ancak O sana, yardım edebilir. - Bil ki bütün insanlar sana yardım etmek için bir araya gelseler, Allah’ın kaderinde senin için yazdığından fazlasını sana kazandıramazlar; sadece sana takdir edilen kadar sana yardım edebilirler. Yine bütün insanlar sana zarar vermek için bir araya gelseler, ancak Allah’ın takdirinde varsa onun kadar sana zarar verebilirler. Allah’ın takdirinde yoksa, O istemedikçe sana asla zarar veremezler. - Allah’ın ezelî ilminde, kader kitabında, senin hakkında takdir edilenler kesinleşmiş ve Levh-i mahfuzda kaydedilmiştir. Artık kalem kaldırılmış, yazılar kurumuş ve sayfalar toplanmıştır. Kaderde ve Allah’ın ilminde değişiklik olması söz konusu değildir.[1] 20.05.2010 Hasan ERSÖZ
[1] Sünen, Tirmizi 9/56; Tuhfet’ül-Ahvazî 6/308 |











