Yeni Sayfa 1

Müftülüğün Anketi ?

Yaz Kuran Kurslarını; "Kur'an eğitiminde yeterli buluyormusunuz?
 

Online Misafirler...

Şu anda 8 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 400377
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8
Slideshow Image 9
Slideshow Image 10
Yazdır e-Posta

İNSANI ÜSTÜN KILAN ÖZELLİK

Öğrenme ve öğretme insanı, insan yapan temel özelliklerden biridir. Âdem’in ve ondan çoğalan insanların yeryüzüne halife olmasının çok önemli sebepleri vardır. Bunlardan birisi de insana Allah tarafından verilen öğrenme ve öğretme kabiliyetidir. İnsan bu kabiliyetini geliştirerek  ilmi keşifleri yapmış yazarak ve okuyarak önceki bilgilerine yenilerini eklemiş ve basamak basamak yükselerek medeniyetler kurmuştur. Allah’ın verdiği bu özelliğiyle topraktan yaratılan insanoğlu, nurdan yaratılmış olan melekleri geride bırakmıştır. Bu özellik Allah’ın irade ve istemesiyle gerçekleşmiştir. Şimdi şu ayetleri dikkatle okuyalım.

“ Ey Muhammed!  Hatırla o vakti, hani Rabbin meleklere: Şüphesiz ben yeryüzünde diğer varlıklara yönetici konumunda olacak, benim koyduğum kuralları uygulayacak bir halife yaratacağım, demişti. Melekler, (Yüce Yarıcının, Âdem’in yaratılışında gizlediği sırları,  sebep ve hikmetleri tam olarak kavrayamadıklarından) Allah’a(c.c.) şöyle sormuşlardı. “ Sen yeryüzünde fitne/fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın?  Oysaki biz, seni her türlü övgüye layık,  kemal sıfatlarınla övüp hamd ediyoruz. Her türlü noksanlıklardan da seni tenzih edip tesbih ediyoruz. Kusur ve ayıp sayılan her hal, hareket ve fiilden Seni yüce ve yüksek bilip takdis ediyoruz” diye, yeni bir halife yaratılmasının sebeplerini öğrenmek istemişlerdi. Sonsuz ilim ve hikmet sahibi Allah, meleklere: “Şüphesiz ben sizin bilmediklerinizi bilirim” karşılığını vermişti.”[1]

 “Allah,  Âdem’e yarattığı bütün varlık cinslerinin isimleri öğretti. Sonra o isimlerin sahiplerini meleklere gösterdi ve: Eğer iddianızda sadıksanız şunların isimlerini bana bildirin, dedi. Melekler -hemen geri adım atıp-: Biz seni noksanlıklardan tenzih ve takdis ederiz; Bizim, öğrettiklerin dışında hiçbir bilgimiz yoktur. Biz sadece senin bildirdiklerini biliriz. Şüphesiz sen her şeyi bilen ve hikmetle yapansın, dediler.”[2]

Cenabı Allah (c.c.) Meleklerin huzurunda Âdem’e hitap ederek: “ Ey Âdem!  Şu eşyanın isimlerini Meleklere bildir, dedi. Âdem onların isimlerini Meleklere bildirince, Yüce Allah Meleklere: Geçmişte ben size, “Şüphesiz Ben, göklerde ve yerde saklı olanı bilirim; sizin açığa vurduklarınızı ve gizlemekte olduklarınızı da bilirim” dememiş miydim, dedi.”[3]

Ayet-i Celile’den anlaşılanları şöyle maddeleştirebiliriz:

1-     Yüce Allah, Âdemi yaratmayı önceden planlayıp programlamıştır. Onu yatırken planladığı hedef ve gayeleri gerçekleştirebilecek özellik, kabiliyet ve melekeleri onun genlerine yerleştirmiştir.

2-      Adem’in genlerinde, meleklerde bulunan tesbih/Allah’ı noksanlıklardan tenzih etme; takdis/kusurlardan, ayıplardan mukaddes sayma ve tahmîd/ kemal ve cemali sebebiyle  hamd edip övme gibi olumlu özellikler yanında fitne ve fesat çıkarma, kan dökme gibi olumsuz özellikler de bulunmaktadır.

3-      Meleklerin sahip oldukları özellikler Allah vergisi olup kendi kazançları değildir. Buna karşılık insanda hem vehbî/ Allah vergisi, hem de kesbî dediğimiz kendi emek ve çalışmasına dayalı öğrenme, öğretme, araştırma, keşfetme, okuma ve yazma gibi artı özellikler vardır.

4-     İnsanda  Allah vergisi olarak bulunan inceleme, araştırma, eşyayı tanıma ve sırlarına vakıf olma merak ve arzusu üzerine kurulu öğrenme ve öğretme işlevi, iradeye dayalı, gayret ve çalışmaya bağlı bir kazanımdır. Bu meleklerde olmayan bir özelliktir. İnsanın engelleyici olumsuz yanlarına rağmen  ilim ve bilgi elde etme amaçlı olumlu yanının üstün gelmesi ile elde ettiği başarılar ve kaydettiği aşamalar sebebiyle onun, yeryüzünün halifesi olmaya layık olduğunu anlıyoruz.

5-     Allah’ın, Âdem’e eşyanın isimlerini öğretip sonra meleklere onlarının isimlerini sorması, meleklerin bilmedikleri konularda itiraz etmemeleri gerektiğini kendilerine öğretme; isimleri Âdem’e sorması hem Âdem’in öğrenme kabiliyetini sınama hem de onun üstünlüğünü meleklere kabul ettirme amaçlıdır.

6-     Melekler hatalarını anlayınca geri adım atılar ve tevbe ve istiğfara yöneldiler. Bu tutum insanlara örnek olmalı ve hata yapan Müslümanlar pişmanlığını arz edip Allah’tan af dilemelidir.

7-     İsimleri bilme konusunda yapılan sınavla insanoğlunun meleklerden genel vasıfları itibariyle üstün olduğu kanıtlanmakla birlikte melekler bir derece daha zor bir sınava tabi tutmuş ve âdem’e secde etmeleri emredilmiştir. Onlar bu sınavı da başarıyla tamamlamışlardır. Ancak melekler içinde bulunan ve sınavdan önceki adıyla iblis, sınavı kaybettikten sonraki adıyla şeytan Allah’a asi olmuştur.

8-     Allah gizli ve açık her şeyi bilen, hikmetle yapan ve yaratandır.

 Evet, insanı insan yapan özelliklerin başında onun okuma, öğrenme ve öğretme kabiliyeti, yeteneği vardır. Bu yetenek Allah vergisidir ama bu yeteneğin üzerine kurulan ilim, bilgi kişinin istek, gayret ve çalışmasına bağlıdır ve yönüyle kesbidir. Kendi elinin ürünü ve alın terinin meyvesidir.

01.07.2010 Hasan ERSÖZ

 


[1] Bakara 2/30

[2] Bakara 2/31

[3] Bakara 2/32