Yeni Sayfa 1

Müftülüğün Anketi ?

Yaz Kuran Kurslarını; "Kur'an eğitiminde yeterli buluyormusunuz?
 

Online Misafirler...

Şu anda 9 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 400374
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8
Slideshow Image 9
Slideshow Image 10
Yazdır e-Posta

CÜLEYBÎB(R.)

Ensâr’dan, Ebu Berzet’ül-Eslemî rivayet ediyor.

Cüleybîb, Ensâr’dan  kısa boylu, fiziki olarak yüzü çirkin biriydi. Önceleri kadınların bulunduğu mekanlara girmeyi sever, onlarla dolaşır,  güzelleşmek için çocukların yüzüne ilaç olarak  sürülen  bazı malzemeleri  sürünürdü.

Allah Rasulü(s.) ihtiyacı olanların evlenmesinde yardımcı olurdu. Cüleybib’e seni evlendireyim mi, diye sordu? Cüleybib:

-        O halde beni çok kesat bulursun, benimle evlenmek isteyen çıkmaz, dedi.

-        Hz. Peygamber(s.) : Sen Allah yanında kesat(sevimsiz ve talibi olmayan) biri değilsin, dedi.

Hadisin râvîsi der ki: “-  Ben Cüleybîb’in huyunu bildiğim için aileme, sizin bulunduğunuz yere, Cüleybîb kesinlikle girmeyecek, buna!  imkân vermeyeceksiniz. Eğer onun yanınıza girmesine fırsat verirseniz vallahi,  sizi şöyle şöyle yaparım” gibi sözlerle onlara tembih etmiştim.

Ensâr’ın(r.) âdeti, kendilerinden birini evlendireceklerinde Rasulüllah’a(s.) danışır, düşüncesini sorarlardı.

Rasulüllah(s.) Ensar'dan bir adama: - Kızını senden istiyorum, dedi.   Kızın babası  muhtemelen râvî’nin kendisiydi. Adam:

-Bu ne güzel, ne şeref bahşeden bir  teklif ey Allah’ın elçisi!  Şerefle isteğini yaparım, dedi. Rasulüllah(s.) Adamın yanlış anladığını, kızı kendisi için istediğini sandığını görünce:

- “Ben kendim için istemiyorum” dedi. Adam hayret içinde: “- Peki, ya kimin için istiyorsun ey Allah’ın elçisi” diye sordu?

 Rasulüllah(s.): “Kızını Cüleybîb için istiyorum” deyince,  Ensâr’dan olan sahabe: “- Annesiyle istişare edeyim, sonra sana cevap vereyim ey Allah’ın Rasulü” dedi. Hanımına geldi: “-Rasulüllah(s.) kızını istiyor” dedi. Kadın: “- ne güzel,  güzümüz aydın, hemen verelim” dedi.

Adam: - “Rasulüllah(s.) kendisi için istemiyor; onu cüleybîb’e istiyor” dedi.

 Kadın: “-Cüleybîb mi?  vay kızımın başına gelene! Cüleybîb’e istiyor öyle mi? yazık kızıma!  Cüleybîb mi? vay kızıma! ”  sözleriyle karşı çıktı ve: “Rasulüllah kızıma Cüleybîb’den başkasını bulamadı mı? Hayatımı bana veren Allah’a yemin ederim,  asla olmaz,  kızımı onunla evlendiremezsin” dedi.

Adam, hanımının cevabını bildirmek üzere kalkıp Hz.Peygamberin yanına gitmek isteyince, kız söze girdi ve ana- babasına:  “-Beni sizden, cüleybib için aracı olup kim istedi” diye sordu? Annesi: “ Allah Rasulü(s.) istedi” dedi. Kız: -“ Allah Resulü’nün(s.) isteğini ret mi ediyorsunuz!  Hayır, beni ona verin; Ben razı oldum ve Rasulüllah isteğini kabul ediyorum, O, benim zararıma olacak bir şeyi yapmaz” dedi ve “ Bir konuda Allah ve Rasulü karar vermişse, artık mümin kadınlar ve mümin erkekler için o hükmün aksine hareket seçeneği olmaz. Kim Allah’a ve Resulü’ne muhalefet ederse açıkça doğru yoldan sapmış olur”[1]  ayetini hatırlattı. 

Bunun üzerine kızın babası Rasulüllah(s.) Efendimize gitti; olanları anlattı ve O’na, durum bu merkezde, dilediğini yap, dedi. Rasulüllah(s.) o kızı Cüleybîb ile evlendirdi ve : “ -Allahım! onun üzerine her türlü hayrı, iyiliği yağdır, hayatında ona yokluk ve sıkıntı çektirme” diye dua etti.

Peygamber Aleyhisselamın duasının bereketiyle Cüleybib şehit olduğunda, Ensâr içinde bu kadından daha çok sadaka verebilen (zengin)  bir bayan yoktu.”[2]

Hz. Peygamber bir gazvelerinden birine çıktığında Cüleybib de onunla birlikteydi. Savaş bittiğinde Ashabına(r.)” kayıplarınız var mı, diye sordu? Onlar: bizim kaybımız, filan filan şahıslar,  onlar şehit oldular, dediler. Allah Rasulü(s.) etrafına bakındı ve tekrar: “Bir bakın kaybınız var mı” dedi?

Ashâb(r.): -Hayır, Ey Rasulellah, başka kaybımız yok, dediler.

Allah Rasulü(s.): “Fakat benim bir kayıbım var, Cüleybib’i göremiyorum, onu bana bulun,  ölenlerin arasına bir bakın” dedi. Onu ölüler arasında buldular. Yedi kişiyle savaşmış ve onları yere serdikten sonra şehit olmuştu. Rasulüllah’a(s.): Ey Allah’ın Peygamberi, Onu bulduk; yedi kişiyi öldürmüş sonra şehit olmuş dediler.

Rasulüllah Aleyhisselam onun yanına geldi. Başucuna dikildi ve iki ya da üç kere: yedi düşman öldürmüş sonra onu öldürmüşler, ben bundanım, bu da bendendir, dedi. Sonra onu kollarına aldı, onun kollarındayken kabri kazıldı, bu esnada üzerine konulacağı bir sedir yoktu, Rasulüllah(s.) onu iki kolları üzerinde tuttu ve kabrine kendi elleriyle koydu. Şehit olduğu için yıkanmadan defnedildi. [3]

Evet, cüleybib belki fiziki olarak kısaydı, çirkindi ancak gönlü güzeldi; imanı fevkaladeydi, cesareti ve kahramanlığına diyecek yoktu.

Adını bilmediğimiz, ama inancı ile göz dolduran, Ensâr’dan olan bu genç kızın imanı zirvelerde, Peygamber Aleyhisselama bağlılığı fevkaladeydi. ayetini hatırladı. Anne ve babasına bu ayeti hatırlatarak onları ikna etti ve Cüleybib ile evlendi. Onun Allah’a ve Rasulüllah’a bağlılığı ve itaati herkese örnek olacak derecede büyük, çaplı; Allah ve Rasulüllah yanında değerliydi.

26.05.2010

Hasan ERSÖZ

 


[1] Ahzâb  /36

[2] Müsned, Ahmed 40/267; Al-İstiâb ve fi Ma’rifet' al-Ashâb 1/81

[3] Müsned, Ahmed 40/ 267