Yeni Sayfa 1

Müftülüğün Anketi ?

Yaz Kuran Kurslarını; "Kur'an eğitiminde yeterli buluyormusunuz?
 

Online Misafirler...

Şu anda 7 konuk çevrimiçi
İçerik Tıklama Görünümü : 400370
Slideshow Image 1
Slideshow Image 2
Slideshow Image 3
Slideshow Image 4
Slideshow Image 5
Slideshow Image 6
Slideshow Image 7
Slideshow Image 8
Slideshow Image 9
Slideshow Image 10
Yazdır e-Posta

İNSAN SEVDALISI MÜMİN AŞIKI HZ. MUHAMMED (S.)

İnsan, varlığın özü ve nüvesi…  Yaratılış ağacının en gözde meyvesi…

Mümin, insanlık ailesinin en seçkin üyesi, varlık sebebi…

Toplumun vicdanı, sağduyusu, aklıselimi…  Yardım meleği, şefkat eli… Yetimlerin ana-babası, koruyucusu... Kimsesizlerin kimsesi… Halkın gözü, kulağı…

Milli bünyenin kalbi, beyni, sinirleri, damarları…  Milletlerin önderi, rehberi…

Hz. Muhammed(s.): O, insanlık ağacının en gözde meyvesi…

Yaratıcı ile yaratan arasında köprü… Allah ile kul arasında tebliğci, öğretici, eğitici…

İnsana sevginin ve saygının üstadı, cömertliğin, fedakârlığın, yardım severliğin hocası; merhametin, şefkatin denizi, kısacası tüm insani değerlerin, kâşifi, mucidi, uygulayıcısı…

Yüce Allah O’nun hakkında: “ –Ey insanlar- Şüphesiz size içinizden, yaratılışı itibariyle sizin gibi insan olan büyük bir Peygamber gönderdik. Başınıza gelen zarar ve sıkıntılar O’na ağır gelir, üzüntü ve sıkıntı verir. Sizin hidayete ermenize, doğruyu bulmanıza, istikametinizi düzeltmenize, fevkalade bir hırsı ve arzusu vardır. İmanla hidayete ermiş olanlara alabildiğine merhametli ve şefkatlidir”[1]

Bu ayet, O’nu bize ne kadar güzel tarif eder. O içimizden biridir, bizim gibidir. Bizim gibi bir beşerdir;  bir insan olarak hayatını bizim yaşadığımız şartlarda sürdürür; yaşam şartlarında ayrıcalık yoktur. Bir kuldur, Allah’a karşı kulluğun gereklerini yerine getirir; ibadet ve kullukta ayrıcalığı yoktur.

O; büyük bir Peygamberdir, Allah’ın Rasul'dür; Rasul'lerin en büyüğüdür; kendinden önceki bütün Rasul’ler O’na referans olmuştur.  Bi’set’inden sonra gelecek bütün zamanlarda, bütün insanlara karşı vazifelidir. Allah’la bizim aramızda elçidir. Elçilik görevini hakkıyla yerine getirmiştir. Bu görevi ifaya manen devam etmektedir ve devam edecektir.

İçimizden bir olması itibariyle herkesin her hali O’nu ilgilendirir. Sevincimiz ve hüznümüz O’nun için de sevinç ve hüzün vesilesidir. Sıkıntıya ve dara düşmemiz, maddi ve manevi zararlarımız, sapıtmamız, günahlarımız ona ağır gelir.

Bizim iyilik ve iyi hal üzere olmamızı, İman etmemizi ve güzel ahlak sahibi olmamızı çok arzular. Dünya ve Ahiret saadetini kazanmamızı çok önemser, bizim mutluluğumuz onun mutluluk kaynağıdır. Bir kişinin imanı, O’nun için üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha değerlidir. O bize ana-babamızdan daha düşkündür.

İnanan ve ibadet edenlere, güzel ahlak ve amel sahiplerine merhamet ve re’fetinin, hoşgörü ve affediciliğinin sınırı yoktur. Merhameti Okyanuslar kadar engin ve çok; hoşgörü ve affediciliği gök kubbeden daha yüksek ve daha geniştir.

O Allah’ın Rahmetinin bedene bürünmüş halidir. O’nun yolunun bağlısı ve yolcusu olmak inananlar için şereflerin en yükseğidir.

Evet, O insanlara sevdalı ve inananlara aşık bir peygamberdi, desek mübalağa yapmış olmayız.

 Bu vesile ile O’nun Miladi 1439. Kutlu doğumunun  tüm insanlığa mutluluk vesilesi olması dileklerimle sayısız, salat ve selam O’na olsun!

21.04.2010

Hasan ERSÖZ

 


[1] -Tevbe 9/128