|
MİRAC KANDİLİ
Mi’râc: Yukarılara, yükseklere taşıyan alet ve araçtır. Ölüm anında bedenden ayrılan ruhları semaları aşarak Allah’ın huzuruna taşıyan manevi araca[1]; AllahTeâlâ'nın kâinatın yönetimi için irade buyurduğu genel veya özel emirlerin sonucunu zamanı geldiğinde geri döndürülüp Allah’a yükselten araca[2]; Melekleri Allah’ın (c.c.) huzuruna ve kulların amellerini Allah’ın (c.c.) huzuruna taşıyan araca;[3] Sübhânellah, Elhamdülillah, Allahüekber ve benzeri tesbihlerin, imanın ve islamın ifadesi olan tevhid ve şahâdet cümlelerinin, eda edilen farz ve nafile ibadetlerin Allah’ın huzuruna taşınmasında kullanılan manevi araca ve genel anlamda Peygamber efendimizi (sav.) yanında bulunan Cebrail Aleyhisselamı ve diğer melekleri, Mescidi Haramdan Mescidi Aksâ’ya oradan da yedi kat semalardan geçirerek Sidret’ül -Mütehâ’ya ve Allah’ın huzuruna, ahiret alemlerine ruhu ve bedeniyle birlikte taşıyan araca Mi’rac denir[4].
Ancak Peygamber Efendimizin (sav.) taşınması dışında yukarıda sayılan taşıma işleminde taşınanlar ve taşıyan araç her ikisi de manevidir. Bu sebeple çok dikkat çekici olmamıştır. Mi’râc Mu’cize’sinde ise Peygamber Efendimiz(sav.) bedeni ve ruhuyla birlikte Allah’ın huzuruna taşındığı için daha dikkat çekici olmuş ve bu mu’cize için Mi’rac kelimesinin kullanılması daha yaygın hale gelmiştir.
Peygamber Efendimizin (sav.) Mi’râc mucize’sini anlatırken Mescid-i Aksâ’dan sonra sema katmanlarında yükselişini anlatırken kullandığı “arace bî ve urice bî” ifadeleri Mi’râc kelimesinin temelini oluşturur ve bu mu’cize’nin Mi’rac mu’cizesi olarak adlandırılmasının sebebini teşkil eder.
MİRAC MU’CİZESİNİN BÖLÜMLERİ
1-İSRÂ MU’CİZESİ: Peygamber Efendimizin (sav.) Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ’ya bir anlık gece yolculuğuyla ve Burâk adındaki araç ile taşınması anlatılırken İsrâ suresinin ilk ayetinde aynı kökten gelen “ Esrâ bi-abdihî” ifadesi kullanıldığı için Mu’cize’nin bu bölümüne çok yaygın olmamakla birlikte İsrâ Mu’cize’si adı verilmiştir. Bu bölüm Kur’an ayetiyle sabit olduğu için kesinlikle inanmak gerekir; inkar eden dini kabul etmemiş olur.
İsrâ Suresinin ilk ayetinde Cenab-ı Allah şöyle buyurur: “ Kulu Muhammed’i, ( Kudretimizin büyüklüğünü, Varlığımızın ve birliğimizin kanıtı olan) kesin delilleri göstermek için, gece vakti bir anlık zaman diliminde Mekke’deki Mescid-i Harâm’dan alıp çevresinde yerleşmiş olanlar için gıda, su ve hava olarak, içinde namaz kılanlar için de sevapların çokluğu bakımından mübarek ve bereketli kıldığımız Kudüs’deki Mescid-i Aksaya götüren Allah (c.c.) Şanına yakışmayan her türlü ayıplardan uzaktır; Celâl’ine ve Kemâl’ine yakışmayan her türlü acizlikten, bilgisizlikten, hatadan, kusurlardan ve eksikliklerden uzaktır; nezihtir ve münezzehtir”[5]
Tüm halkımızın Mi’râc Kandilini tebrik ediyorum.
08.07.2010 Hasan ERSÖZ
[1] Meâric 70/4
[2] Secde 32/5; Eyser’ut-Tefâsîr 415
[3] Sebe 34/1-2;Eyser’ut-Tefâsîr 428; Hadid 57/4;Eyser’ut-Tefâsîr 538
[4] Fâtır 35/10; Eyser’ut_tefâsîr 435
[5] İsrâ 17/1 |