|
AİLENİN DİREĞİ EŞLER
Ailenin direği eşlerdir. Onlar olmadan maddi ve manevi anlamda Dünya mutluluğu ailede kazanıldığı gibi, ahiret mutluluğunu kazanma şartları da büyük ölçüde aileye bağlıdır.
Evlenip bir aile oluşturmadan elde edilen dünya mutlulukları gençlik günlerinde kısa bir süre mutluluk verir gibi olabilir, ancak bu mutluluk rüyada cennete gitme gibidir. Uyanınca bütün lezzetler uçar gider ve gençliğin sefahatte geçen günlerinden geriye acılar, üzüntüler ve ayrılık hasretleri kalır. Geçliğin haram lezzetleri kısa ve geçici; acıları ve üzüntüleri ise kalıcı ve daimidir. Bir parmak zehirli balı yedirir ve bir saniye ağzını tatlandırır; ardından günlerce acılar ve sancılar içinde kıvrandırır. Bu mutluluk değildir.
Mutluluk helal ve meşru lezzetlerdedir. Bu ise ancak aile yuvasında elde edilir.
Ailede eşler maddi olarak olduğu gibi, görevlerini tam yaparak manevi olarak ta olmalıdır. Görevini ihmal eden eş, maddi olarak olsa bile manen yoktur. Bu ailenin dengesini bozar, mutluluğu yıkar.
Ayrıca eşler arasında sevgi, aşk, merhamet ve şefkat gibi çok kuvvetli manevi bağlar vardır. Bu bağlara en fazla zarar veren ve mutluluklarını baltalayan yine eşlerdir.
Bizi, içimizdeki sevgiyi ve karşı cinse olan ilgimizi yaratan Allah şöyle buyurur:
“(Ey insanlar) Allah, kendileriyle huzur bulasınız, sükûnete ve dinginliğe eresiniz diye, sizin için kendi öz nefsinizden/cinsinizden eşler yarattı. Ve yine Allah sizin için eşlerinizden oğullar ve torunlar yarattı; sizi hoşunuza gidecek temiz ve leziz gıdalarla rızıklandırdı. Bütün bu nimetleri bizzat görüp ve içinde yaşayıp dururken, bir kısım insanlar Allah’a şirk/ortak koşuyor ve batıl tanrılara mı inanıyorlar! Faydalanıp durdukları bu nimetler sebebiyle Allah, onlardan şükür ve teşekkürü; samimi ibadeti hak etmiyor mu? Böyle olduğu halde, bu değerli nimetleri ve o nimetlerin sahibini inkâr mı, ediyorlar!”[1]
Bu ayetten şu hususları anlıyoruz:
1-Yaratıcı Allah’tır.
2- Allah önce Âdemi sonra eşi Havva’yı yaratmıştır.
3- Erkek ve kadın aynı cinstendir, aynı malzemeden yaratılmıştır, aynı özellikleri gösterir.
4- Neslin devamı ve yeni nesillerin yaratılmasında Allah erkek ve kadını sebep kılmış, rol vermiştir. Başlangıçta roller eşit olmakla birlikte hamilelik ve daha sonraki dönemlerde annenin rolü babanın rolünü üçe katlamıştır.
5- Allah’ın yaratma sıfatının yansıması olan yaratılış son derece mükemmeldir ve sanatlı bir yaratılış söz konusudur. Bir eş, kendisi gibi eş olabilecek bir bebeğin dünyaya gelmesine vesile olmaktadır.
6- En değerli görülen ve sevinç vesilesi sayılan oğulların ve torunların yaratılışına, anne rahminde inşasına da, Allah eşleri vesile yapmıştır.
7-Erkeklerin mutluluğuna sebep ve vesile olan hususlarda çoğunlukla eşleri pay sahibidir. Bu durumda hanımların beylerinden sevgi, saygı, hizmet, hürmet ve teşekkür görmeleri, baş tacı edilmeleri haklarıdır. Erkeklerin de bu görevleri ifa etmeleri vazifeleridir.
8- Allah hem erkekleri hem eşlerini yaratmanın yanında, temiz, leziz, taze ve güzel rızıklar da yaratmıştır.
9- Kadınlar ve erkekler birbirlerine eş olmaktan, aralarındaki, aşk, sevgi şefkatten zevk ve lezzet aldıkları gibi, bu aşk ve sevginin tomurcuk gülü oğullar ve torunlardan da derin bir lezzet ve engin bir zevk alırlar. Ayrıca mis kokulu, temiz, ve leziz rızıklardan faydalanırken de lezzetlerine lezzet, zevklerine zevk katarlar.
10- Bir de insanlar, bütün güzel nimetlerden faydalandıkları halde Allah’ı bırakıp batıl tanrılara inanıyor, Allah’ın nimetlerini inkâr ediyorlar öyle mi? Bu olacak şey midir, hayret!
Evet, eşler mutluluk ve huzuru birbirinde aramalı, gül kokulu çocuklarıyla mutluluklarına mutluluk katmalıdırlar. Dünyanın güzel nimetlerini de mutluluk vesilesi bilmeli ve bu nimetlerin asıl sahibi olan Allah’a hamd ile şükretmelidirler.
25.04.2010
Hasan ERSÖZ
[1] Nahl 16/72 |